İZMİR'DE 400 YILLIK AYİN YAPILDI google.com, pub-2318409379925054, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Haber
24 Şubat 2026 - Salı 07:52
 
İZMİR'DE 400 YILLIK AYİN YAPILDI
Hoşgörü, barış ve dayanışma mesajları verildi.
DÜNYA Haberi
İZMİR'DE 400 YILLIK AYİN YAPILDI

İzmir’in 1900 yıllık ruhani simge ismi Aziz Polikarp, kendi adını taşıyan 400 yıllık tarihi kilisede düzenlenen görkemli bir ayinle anıldı. İtalyanca, Fransızca ve Türkçe ilahilerin yükseldiği tören, farklı mezheplerden din insanlarını ve cemaati aynı çatı altında bir araya getirerek kentin birlikte yaşama kültürünü bir kez daha yansıttı. Ayinde hoşgörü, dayanışma ve barış mesajları verilirken, İzmir Levantenleri Derneği Üyesi Jano Çavuşoğlu etkinliğin önemine değindi. Çavuşoğlu, bu buluşmaların geçmişle bugün arasında güçlü bir köprü kurduğunu ve Saint Polikarp Kilisesi’nin İzmir’in inanç turizmi rotasında önemli bir durak olduğunu belirtti.


 

İZMİR’İN KORUYUCU AZİZİ POLİKARP ONURUNA, TARİHİ MABETTE GÖRKEMLİ PAPALIK AYİNİ

 

Tarih boyunca farklı medeniyetlerin ve inançların büyük bir uyumla yan yana var olduğu, cami ve kiliselerin aynı gökyüzünü paylaştığı, antik çağ uygarlıklarından Osmanlı, Rum, Yahudi ve Levanten kültürlerine uzanan izler taşıyan çok katmanlı ve kozmopolit kimliğiyle İzmir, bu tarihsel ve kültürel mirası yansıtan manevi bir anma törenine bir kez daha ev sahipliği yaptı. 

İzmir’in koruyucu azizi olarak kabul edilen ve Hz. İsa’nın havarisi Yuhanna’nın öğrencisi olan St. Polikarp, şehadetinin yıl dönümünde adına düzenlenen özel bir bayramla anıldı. 14 Şubat’ta "Novena" (dokuz günlük dua) hazırlık süreciyle başlayan anma programı, 23 Şubat akşamı gerçekleştirilen “Görkemli Papalık Ayini” ile tamamlandı. Ayin, kentin en eski kilisesi olma unvanını taşıyan ve azize ithaf edilen Saint Polikarp Kilisesi’nde icra edildi.

 

Kanuni Sultan Süleyman’ın izniyle 1625 yılında inşa edilen ve İzmir’in simgelerinden Saat Kulesi’nin de mimarı olan Raymond Charles Péré’nin imzasını taşıyan tarihi mabette, yükselen dualar İzmir’in hoşgörü iklimini, birlikte yaşama iradesini ve inançların kardeşliğini bir kez daha pekiştirdi. Aziz Polikarp Bayramı kapsamında gerçekleştirilen ayin boyunca tütsüler eşliğinde kentin antik çağlardan bugüne uzanan inanç birikimini yansıtan dualar okundu, barış ve hoşgörü mesajları paylaşıldı. 

 

HRİSTİYAN DÜNYASININ FARKLI MEZHEPLERİ VE TEMSİLCİLERİ BİR ARAYA GELDİ

Vatikan’ın İzmir doğumlu Apostolik Elçisi Monsenyör Julio Murat tarafından yönetilen ayin, Hristiyan dünyasının farklı mezheplerini ve temsilcilerini bir araya getirdi. İzmir Rum Ortodoks Kilisesi Metropoliti Bartholomeos Samaras, törene eşlik ederek ekümenik dayanışma sergilerken, İzmir Katolik Başpiskoposu Monsenyör Martin Kmetec, Alsancak Kutsal Tesbih Kilisesi’nden Peder Igor Barbini ve Peder Giuseppe Gandolfo ile İzmir Başepiskoposluğu’na bağlı çok sayıda din adamı kalabalık bir cemaat eşliğinde litürjiye (dini ibadet düzeni ve törenlerin belirli bir ritüele göre yapılması) katıldı. Monsenyör Julio Murat’ın Türkçe ve İtalyanca vaaz verdiği ayinde, Aziz Polikarp’ın kafatasına ait bir parça Novena süresinde olduğu gibi tüm ayin boyunca da hürmet edilmek üzere takdim edildi. Kilise korosunun İtalyanca, Fransızca ve Türkçe seslendirdiği ilahiler ayine renk katarken, tarihi mekanın duvarlarında yankılanan dualarda, dayanışma ve birlikte yaşama kültürü bir kez daha vurgulandı. Katılımcılar, fresklerle bezeli kubbenin altında Aziz Polikarp’ın fedakarlıklarla dolu hayat hikayesini dinleyerek manevi bir yolculuğa çıktı.

 

KÜLTÜREL MİRASIN TANITIMI

Aziz Polikarp Bayramı dolayısıyla gün boyunca ziyarete açık tutulan kilisede, katılımcılara yapının tarihi geçmişi, mimari özellikleri ve İzmir’in çok katmanlı kültürel yapısı içindeki yeri hakkında da kısa bilgilendirmeler yapıldı. Tören, kentin yüzyıllardır farklı inanç ve kültürlere ev sahipliği yapan yapısını yansıtan sakin ve saygılı bir atmosferde sona ererken, ayin sonrası Episkoposluğun katkılarıyla cemaate kilisenin büyük salonunda ikramda bulunuldu.

 

İZMİR’İN İNANÇ TURİZMİ DURAKLARI ARASINDA 

Bu manevi buluşmanın adresi olan ve Aziz Polikarp’ın anısını bin 871 yıldır yaşatan Saint Polikarp Kilisesi, Osmanlı döneminde İzmir’de yapılan ilk kilise olma özelliğini taşıyor. Yapı, teknik olarak "Yedi Kilise" geleneğinin bir parçası sayılmasa da Smyrna’nın (İzmir) inanç tarihindeki derin izleri ve sembolik anlamı dolayısıyla günümüzde inanç turizmi kapsamında en çok ziyaret edilen kültürel miras durakları arasında yer almaya devam ediyor.

 

İZMİR LEVANTENLERİ DERNEĞİ ÜYESİ JANO ÇAVUŞOĞLU AZİZ POLİKARP KİLİSESİ’Nİ ANLATTI

İzmir Levantenleri Derneği Üyesi ve Katolik Kilisesi mensubu tarih araştırmacısı Jano Çavuşoğlu, ayinin ardından yaptığı özel açıklamada, kilisenin tarihsel derinliğine ve Aziz Polikarp’ın yaşam öyküsüne dair değerlendirmelerde bulundu. Tarihi yapının İzmir’de Katolik cemaatinin en eski ve en köklü ibadet yapılarından biri olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, “Kilise adını, MS I. yüzyılın sonları ile II. yüzyılın ortalarında yaşamış, Havari Yuhanna’nın ilk öğrencilerinden olan ve sonradan azizlik mertebesine erişen, dünya çapında önemli bir değere sahip İzmir Piskoposu St. Polikarp’dan alıyor. Roma döneminin o fırtınalı yıllarında, MS 69-155 tarihleri arasında bu topraklarda yaşayan Polikarp, erken dönem Hristiyanlığın en müstesna şahsiyetlerinden biri ve şehrimizin manevi koruyucusudur” diye konuştu.

 

HRİSTİYAN İNANCINDAN VAZGEÇMEDİĞİ İÇİN YAKILARAK İDAM EDİLDİ

“St. Polikarp’ın Hristiyan inancından vazgeçmeyi reddettiği gerekçesiyle yargılandığını ve 23 Şubat 155 tarihinde Kadifekale eteklerindeki Roma Stadyumu’nda yakılarak idam edildiğini belirten Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Bu yönüyle İzmir’in sınırlarını aşan bir anlam taşıyan Aziz, erken dönem Hristiyan dünyasında şehitlik geleneğinin simge isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Hristiyan dünyasında sadakatin, inanç uğruna direnmenin ve şiddete karşı sükunetin sembolü olan Aziz Polikarp, her yıl şehit edildiği tarih 23 Şubat’ta anılıyor. Bu yıl da İzmirli Hristiyanlar Aziz Polikarp’a saygılarını sunmak ve anmak üzere 14-22 Şubat tarihleri arasındaki Novena’nın ardından 23 Şubat’ta ayinde bir araya geldi.” 

 

FRANSA KRALI XIII. LOUİS'İN İSTEĞİYLE, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN’IN İZNİYLE İNŞA EDİLDİ

Kilise yapısının tarihsel gelişimine de değinen Çavuşoğlu, Aziz Polikarp Kilisesi’nin 17. yüzyılın ilk yarısında, Fransa Kralı XIII. Louis'nin isteğiyle 1625 yılında Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın izniyle inşa edildiğini söyledi. Bu durumun, Osmanlı İmparatorluğu’nun gayrimüslim cemaatlere tanıdığı hakların yanı sıra, İzmir’in uluslararası ilişkilerdeki stratejik konumunu da gözler önüne serdiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Yapı aynı zamanda İzmir’in Levanten geçmişi ve Katolik cemaatinin kentteki varlığı açısından önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Kilise, inşa edildiği tarihten itibaren birçok doğal afet ve yangınla karşı karşıya kaldı. 1688 İzmir depremi ile ardından yaşanan yangınlar yapıya ciddi zarar verdi. 1690-1691 yıllarında onarılan kilise, 1763’teki büyük yangında bu kez manastırını tamamen kaybetti. Yapının bugünkü mimari kimliğinin temelleri ise 1775 yılında, Osmanlı makamlarının izni ve Fransa Kralı XVI. Louis’nin katkılarıyla gerçekleştirilen restorasyon sırasında atıldı. Bu restorasyonda, kiliseye bir manastır ve mezarlık eklenerek üç nefli bir bazilika haline getirildi” dedi.

 

RESTORASYONLARDA ÖZGÜN MİMARİ KORUNDU 

Çavuşoğlu, restorasyon sürecinde özgün mimari karakterin korunmasına özen gösterilen kiliseye, 1820’de XIII. Louis onuruna mermer bir plaka asıldığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

“Bu plaka, yapının tarihsel ve diplomatik önemini simgeleyen unsurlar arasında yer alıyor. 1892-1989 yılları arasında yapılan restorasyonlar sırasında kiliseye şapeller eklendi ve genç Fransız sanatçı, ressam ve mimar Raymond Charles Péré tarafından Polikarp’ın hayatını anlatan fresklerle dekore edildi. 18. ve 19. yüzyıllarda yapılan restorasyon çalışmaları, yapıyı dönemin mimari anlayışıyla uyumlu biçimde yeniden ayağa kaldırarak, günümüze ulaşmasında belirleyici rol oynadı. 1922 İzmir Yangını sırasında yıkılmaya yüz tutan Kilise, Cumhuriyet’in ilk yıllarında 1929’da yeniden inşa edilerek, ayakta kaldı ve tarihi kimliğini korumaya devam etti. Kilise, son olarak Ekim 2020’de meydana gelen Ege Denizi depreminde bazı hasarlar gördü ve yapının tarih boyunca yaşadığı kırılgan serüveni bir kez daha gözler önüne serdi.”

 

ANADOLU’DAKİ ERKEN KATOLİK MİMARİSİNİN SEÇKİN ÖRNEKLERİNDEN 

“Mimari özellikleriyle dikkat çeken yapının, bugünkü onarılmış haliyle taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı üç nefli, bema kesimi kubbeli ve dikdörtgen planlı bir bazilika olarak ayakta durduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Bu plan Anadolu’daki erken Katolik mimarisinin İzmir’deki seçkin örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. İç mekanda yer alan kemerler ve yüksek tavanlar, mekana güçlü bir derinlik ve perspektif kazandırırken, batı cephesinin güney ucunda yükselen çan kulesi de yapının siluetine karakteristik bir simge katıyor. Kilise’nin mimari kurgusu ise ziyaretçiyi doğrudan sunağa yönlendiren bilinçli bir düzenleme sunuyor” diye konuştu.

 

İZMİR’E DAMGA VURAN BİR İSİM: RAYMOND CHARLES PÉRÉ

Aziz Polikarp Kilisesi’nin sanatsal kimliğinde en büyük payın Fransız mimar ve ressam Raymond Charles Péré’ye ait olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, sanatçının İzmir tarihindeki önemini şu sözleriyle anlattı:

“1854’te Fransa’da doğan Péré, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde İzmir’de önemli eserlere imza attı. En bilinen yapısı, II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılı anısına tasarlanan ve 1901’de tamamlanan İzmir Saat Kulesi oldu. Görevlendirildiği saat kulesini 25 metre yüksekliğinde ve Kuzey Afrika esintili motiflerle tasarlayan Péré, böylece günümüzde İzmir’in en ikonik simgelerinden birine imza attı. Péré’nin şehrin sosyal dokusuna dokunduğu, dönemin estetik anlayışını yansıtan bir diğer yapı ise Alsancak Fransız Hastanesi (Eski binalar). 1929'da İzmir'de vefat eden Pere, bu çok sevdiği kentin toprağına (Soğukkuyu Kabristanı'na) gömüldü. İzmir’in kalbinde yükselen bu kilise ve saat kulesi, onun kente bıraktığı en büyük iki miras.”

 

ESKİ FRANSIZ BAŞBAKANI BALLADUR, KARŞIYAKA’DA VAFTİZ EDİLDİ

“Mimarlık anlayışında estetik ile işlevselliği bir arada ele alan Raymond Charles Péré’nin 15 Ekim 1929’da İzmir’de hayatını kaybedene dek kentin siluetine ve kültürel belleğine kazınmış çok sayıda eser bıraktığını aktaran Çavuşoğlu, “Bu eserlerin en önemlilerinden biri de Karşıyaka’daki vitrayları ve heykelleriyle dikkat çeken St. Helen Kilisesi. 1904 yılında padişah izniyle inşa edilen bu zarif dini yapı, İzmir’in Levanten mirasının en değerli parçalarından biri olarak kabul ediliyor. Kilise, şehrin önde gelen Levantenlerinden Nicola Aliotti tarafından bağışlanan arazi üzerine Gothic Revival üslubunda inşa edildi. İç mekanında vitray çalışmaları ve aziz heykelleri bulunan yapı, Roma Katolik topluluğuna bağlı. Fransa’nın eski başbakanı Édouard Balladur, 1993-1995 yılları arasında bu kilisede görev yaptı. Ayrıca Balladur, 1929 yılında Karşıyaka’da doğmuş ve vaftizini bu kilisede yaptırmıştı” dedi. 

 

İZMİR YANGINI DA FRESKLER ARASINDA

Aziz Polikarp Kilisesi’nin mimarı ve başlıca eserleri hakkında verdiği kısa bilgilerin ardından tarihi kilisenin iç mekan bezemelerinden de bahseden Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“19. yüzyılın sonunda Kilise’nin restorasyonu sırasında ünlü Fransız mimar Péré tarafından tasarlanan ve büyük bir ustalıkla işlenen freskler, Aziz Polikarp’ın 86 yıllık ömrünü ve trajik şehadetini sinematografik bir akışla sunar. Fresklerde, Aziz Polikarp’ın yaşamı, yargılanışı ve şehit edilişi sahneler halinde betimleniyor. Polikarp, Kilise’nin tavan ve tonozlarını süsleyen fresklerin merkezinde, onurlu bir konumunda yer alırken, ayrıca İzmir Yangını, Bakire Meryem ve Allah Çocuğu figürleri, Kutsal Üçleme (Teslis) betimlemesi, Kurtarıcı’yı haber veren peygamberler, İncil yazarları ile şehitler de bezemelerde konu ediliyor.

Péré, fresklerinde arka plana İzmir’in antik dönemdeki ve kendi dönemindeki yansımalarını (Kadifekale, İzmir Körfezi, İkiz Tepeler) yerleştirerek, anlatılan kutsal olayları İzmir ile doğrudan özdeşleştirmiştir. İlahi merhamet ve fedakarlık, melekler ve semboller aracılığıyla görselleştirilirken, tarih ve inanç arasında güçlü bir köprü kuruluyor. Kilisenin kapısından içeri girildiğinde ise ziyaretçilerini taşın soğukluğu değil, renklerin sıcak ve kutsal anlatısı karşılıyor.” 

 

İZMİR’İN ÇOK KATMANLI HAFIZASINDA BİR TANIK

Aziz Polikarp Kilisesi’nin, dramatik bir anlatımdan ziyade tarihsel tanıklık diliyle ele alınan freskleriyle sadece estetik bir değer taşımakla kalmadığını, aynı zamanda görsel bir anlatım dili sunduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

“Kilisede yer alan kompozisyonlar, İzmir’in erken Hristiyanlık tarihine dair güçlü bir hafıza oluşturuyor. Duvarlar, taş ve boyadan öte, iman, fedakarlık ve tanıklıkla yoğrulmuş bir kültürel belleğe dönüşüyor. Bugün hala aktif olarak ibadete açık olan kilise, yalnızca bir ibadet mekanı olmanın ötesinde İzmir’in yüzyıllara yayılan inanç, kültür ve mimari mirasının canlı bir belgesi olarak varlığını sürdürüyor. Osmanlı izniyle inşa edilen, Fransız mimarisi ve sanatıyla şekillenen, yangınlar ve depremlerle defalarca sınanan bu yapı, İzmir’in birlikte yaşama kültürünün sessiz ama güçlü tanıklarından biri olmayı sürdürürken, inanç turizminin de önemli durakları arasında yer alıyor.”

 

 

 
Kaynak: Editör:
Etiketler: İZMİR'DE, 400, YILLIK, AYİN, YAPILDI,
Yorumlar
Haber Yazılımı